Bu yazımızda; soframızın vazgeçilmez lezzetlerinden 'Maraş Biberi ve Sorunları'nı ele alacağız.

Yemek kültürü olan toplumların baharatla tanışmaları kaçınılmazdır. Baharatların başında ise Kırmızıbiber ilk sıradadır, yani kırmızı biber olmazsa olmazlardandır.

Nereye gitseniz hangi sofraya otursanız mutlaka Kırmızıbiberli bir yemek önünüze bir şekilde geliverir. Siz istediğiniz kadar 'acı sevmem' deyin yine acısıyla tatlısıyla biberle tanışırsınız.

Halkımız tarafından en çok bilinen ve tüketimi en çok olan baharat çeşidi kırmızı pul biberdir. Pul biber genellikle yemeğin pişirim sırasında ve sofra aşamasında tüketilmektedir.

Maraş biberi, doğrudan doğal lezzet ve tat vermesinin yanı sıra şifalı yönleri de bulunmaktadır.

Maraş biberinde çok zengin C vitamini, A vitamini, Kalsiyum, Potasyum, fosfat, Betakaraton, Niasin, Capsaicin maddeleri içermektedir. Bu durum kimyasal mutojen ve Kanserojen maddelere karşı koruma sağlamaktadır.

Maraş biberi İştah açıcı, hazmı kolaylaştırıcı, mideyi güçlendirici özelliği yanında, Mide ve bağırsaklarda gaz birikimini önleyici olması yanında, ter attırıcı, soğuk algınlığını önleyici özelliği ile insan sağlığı için vaz geçilmez bir ürünümüzdür.

Bugün etten, kebaptan, tavuktan, salatadan, pastırmadan, sucuktan, sosisten vaz geçemeyeceğimize göre, Maraş biberinden de vazgeçemeyiz.

PUL BİBERİN İYİSİ KÖTÜSÜ OLUR MU? BU AYIRT EDİLEBİLİR Mİ ?

Biberin kötüsü olmaz hepsi biberdir, ancak soframıza gelinceye kadarki süreç çok önem arz etmektedir. Tohum Seçimi, yetiştirilmesi, toplanması, yıkanması, ayıklanması, hijyenik ortamda kurutulması, depolanması, işlenmesi, ambalajlanması, sevk dilmesi ve pazara sunulması ayrı ayrı çok önem arz eden bir süreçtir.

Bu süreçte, Türk Gıda kodeksi kriterlerinin dışına çıkılması durumunda çok hassas olan biber, kısa sürede bozularak, önce küflenmekte, bu küflere ve kirliliğe bağlı olarak toksinler süratle üreyerek çoğalmaya ve insan sağlığını tehdit eden boyutlara ulaşabilmektedir.

Sorumuzun cevabına gelecek olursak, Kırmızı biberin iyisi ile kötüsünü yan yana koyduğumuzda gözle ayırt etmek pek mümkün değildir.

Ancak yinede kıyaslandığında bayrak kırmızısı rengi, kendine has doğal biber kokusu, parlak ve canlı görüntüsü, yağ, tuz ve nem oranının düşük olması, tabiî ki fiyatı, ürünün sağlıklı, Türk Gıda Kodeksi'ne uygun ürün olabileceği ip uçlarını vermektedir..

Maraş biberinin fırınlarda kodekse uygun hijyenik şartlarda üretildiğinde diğer biberlerden daha pahalı olması kaçınılmazdır. Bu üretim maliyeti artışından yararlanmak isteyen merdiven altı üretim yapanlar, sağlığa zararlı ürettikleri biberler, ucuz fiyat avantajı ile piyasada çok ciddi yer bulmaktadır.

Bu durum bilinçli tüketiciler tarafından sağlıksız şartlarda üretilen kırmızı biberlerin toplum sağlığını tehdit edebileceğini kavraması oranında, pazara girmesi zorlaşacaktır.

Ürünün pazarlandığı pek çok noktada halkımızın sağlığını tehdit eder boyutlarda Kırmızıbiber satışa sunulmaktadır.

HER KURUTULMUŞ GIDADA OLDUĞU GİBİ, PUL BİBERDE AFLATOKSİN OLUŞABİLİR

Kırmızı biber toplatılmasından başlayarak tüm aşamalarda gıda kodeksi kriterlerinden bir tanesine bile uyulmuyorsa zaman içerisinde kendiliğinden aflatoksin oluşabilir. Tüketicilerin Aflatoksini gözle ayırt etmesi mümkün değildir. Afla toksinin oluşması için en önemli 3 kriter, KİRLİLİK, NEM ve ISI dır.

Bu üç parametre bir araya geldiğinde aflatoksin oluşumu kaçınılmazdır. Dolayısı ile tüketicilerin açıkta satılan, markasız, üretim izin belgesiz, ürünlere şüpheyle bakması kaçınılmazdır.

Ürünü satın alacağımız yerin hijyenik olması, satışa sunulan ürünlerin muhafazalı olması, paketli ürünlerde, HACCEEP belgesinin ambalaj için mi? yoksa ürün için mi? alındığı araştırılmalı, sorgulanmalıdır.

Bu gün sağlıksız şartlarda üretim yapan firmalara da Tarım Bakanlığı'nca üretim izin belgesi verildiği hatırlardan çıkarılmamalıdır.

Hal böyle iken, Yani Dünya Kırmızıbiberimizi MARAŞ BİBERİ olarak tanıyorken, biz biberimize üretim yeri olan MARAŞ'tan sahip çıkamıyoruz.

Üretim, imalat, pazarlama ve sevkıyat merkezi Kahramanmaraş olan bu güzide ürünümüzü, denetim yetersizliğinden, iyi üretmeyi beceremediğimiz o güzelim ürünü yok pahasına satıyoruz.

Şehir dışına çıktığımızda, baharatçılar ‘’Her gün 4-5 Maraş’lı ellerinde çanta kapımızı aşındırıyor, ne belge, ne fatura, ne marka var, bize 2.5 -3.00 YTL ye biber teklif ediyorlar. Bu sorunu kaynağından çözmelisiniz. Çözüm adresi Maraş'tır diyorlar. Menşeyi belli olmayan bu ürünleri ben almıyorum ama komşum alıyor, tezgahına koyup satıyor. Hazır beni de müşterimden ediyor.’’ diyor.

Hal böyle iken bile, yani 3 YTL'ye merdiven altı üretilip satılan biberler bile dışarıda açıkta 10- 12 YTL'ye satılıyor. Ambalajlı biberler ise 20- 25 YTL / kğ'a kadar süpermarketlerde alıcı buluyor.

Şimdi soruyorum, yeni biber sezonu başlarken yeni göreve atanan Tarım il Müdürümüz gerekli tedbirleri alarak merdiven altı üretimi önleyebilecek mi?

Görevinin çok zor olduğunu biliyoruz. Ancak zamanında önlem alınmazsa, yine tüketici kötü ürünle karşı karşıya kalacak, yatırım yapanlar tesis kuranlar haksız rekabete uğrayacaklar, Yasalara işlerlik kazandırılmadığı surece sektöre yatırım yapmak isteyenlerin iştahı kesilecektir.

Sorunun çözümü her yıl bir sonraki yıla aktarılacaktır. Sorun Koruma Kontrol Şube'nin güçlendirilmesi ve denetimlerin çok sıkı yapılması ile, kısa sürede aşılacaktır.


Diyet | Zayıflama | Kilo Verme | İdeal Kilo | Şok Diyet | Bölgesel Zayıflama | Sahibinden Emlak |